1 Mart 2012 Perşembe

askere belgeleri demirel vermiş

Emniyet
İstihbarat Dairesi eski Başkanı Orakoğlu, Erbakan'ın Demirel'e gereğini yapması
için Demirel'e sunduğu belgeleri Demirel'in askere verdiğini
söyledi.
28 Şubat
sürecinde Batı Çalışma Grubu'nu deşifre eden dönemin Emniyet İstihbarat Daire
Başkanı Bülent Orakoğlu, cuntanın tüm faaliyetlerinden haberdar olduklarını
belirterek, "Emniyet İstihbaratı olarak Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı'na
hangi kuvvet komutanı, koltuğunun altında hangi dosya ile geliyorsa onu
biliyorduk" dedi.Post-modern darbe olarak tarihe geçen 28 Şubat
sürecinde, cuntacıların karargah olarak kullandıkları ve tüm fişleme
faaliyetlerinin yürütüldüğü Batı Çalışma Grubu, askerliğini onbaşı olarak yapan
polis memuru Kadir Sarmusak'ın elge ettiği belgeler sayesinde deşifre
oldu.Sarmusak bu belgeleri Emniyet İstihbaratı'na göndermiş, oradan da
siyasiler eliyle devletin üst birimlerine kadar ulaşmıştı. Büyük yankı uyandıran
tüm bu çalışmalar dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı
Bülent Orakoğlu'nun koordinasyonunda gerçekleşti.Yeni Şafak Gazetesi'nin
haberine göre Cuntacıları nasıl deşifre ettiklerini anlatan Orakoğlu, Emniyet'in
tüm darbe teşebbüslerinden ve fişleme çalışmalarından en başından beri haberdar
olduğunu söyledi. "Cunta faaliyetleri had safhada olmasına rağmen, biz oyunu
kendi sahamızda oynadık" diyen Orakoğlu, "Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı'na
hangi kuvvet komutanı, koltuğunun altında hangi dosya ile geliyorsa onu
biliyorduk" diye konuştu.Orakoğlu, cunta faaliyetleriyle ilgili elde
ettikleri bilgi ve belgeleri dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'a
ulaştırdıklarını, onun da bunları Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sunduğunu
söyledi. Orakoğlu, bundan sonraki süreçte yaşananları ise şöyle anlattı:
"Cumhurbaşkanı, belgeyi dönemin Genelkurmay Başkanı Hakkı Karadayı'ya, o da
Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'ya gönderiyor. Belge son olarak da Genel
Kurmay 2. Başkanı Çevik Bir'e kadar geliyor. Yani, Çevik Bir tarafından
hazırlanan belgeler, dönüp dolaşıp yeniden Çevik Bir'in eline geçiyordu. Demirel
eğer isteseydi, bizim hükümete sunduğumuz Batı Çalışma Grubu belgelerini
aldığında bu cuntanın faaliyetlerini durdurabilirdi. Ancak gereğini yapmak
yerine belgeleri alıp Deniz Kuvvetleri'nin eline verdi" dedi.
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İLE İSTİHBARATI KESTİK Orakoğlu, cuntacıların tüm
faaliyetlerini Psikolojik Harekât Merkezi'nden yürüttüğünü ifade ederek şunları
anlattı: Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak, Batı Çalışma Grubu'nun
başkanı olduğu bilinen Çetin Doğan birlikte hareket etti. Bir merkez kurdular.
Bunlar Milli Güvenlik Belgesi'ni bile değiştirerek, Türkiye'nin 'tehdit'
sıralamasında, irticayı ilk sıraya koydular. O sırada da terör örgütüyle
görüşmeler yapıyorlardı. Sivil iradenin haberi bile yoktu bu görüşmelerden...
Bizde o güne kadar rutin bir işlem vardı. Alınan istihbaratların hepsi bir
klasörü Milli Güvenlik Kurulu'na, bir klasörü Başbakan'a, biri Cumhurbaşkanı'na
giderdi. Genelkurmay'a gönderilen tüm bilgilerin Batı Çalışma Grubu'na aktığını
tespit edince Genelkurmay'a giden bilgi ve belgeleri kestim. Sonra hakkımızda
bir iddianame hazırlandı. İddianamede, Türkiye Cumhuriyeti Emniyeti İstihbarat
Daire Başkanı olarak, 'Emniyet İstihbaratı içerisinde gizli bir yapı
oluşturmakla' suçlandım.
"DAVAYA TANIK OLACAĞIMAnkara Özel
Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nın 28 Şubat'la ilgili açtığı soruşturmayı
hatırlanan Orakoğlu, "Ben de bu davaya tanık olarak katılacağım. Savcıya
anlatacağım. Elimdeki 7-8 klasör bilgiyi mahkemeye sunacağım. Beni linç edenleri
'köstebek', 'vatan haini', 'casus' diye suçlayanlar o mahkemeye hesap verecek.
Biz o dönemde hedefi 12'den vurduk. Ha nasıl vurduk onu da savcıyla paylaşmam
lazım. Emniyet istihbaratının ne kadar önemli bir görev başardığı ortaya
çıkacak. Belge ve bilgilerin ne kadar zor şartlarda, başarıyla elde edildiği
ortaya çıkacaktır" diye konuştu.
İFŞA EDENLERE 'KÖSTEBEK'
DEDİLER Emniyet'te görevli Deniz Onbaşı M. Kadir Sarmusak
aracılığıyla, Deniz Kuvvetleri'nden 'fişleme belgelerinin' sızdırılması, dönemin
cuntasını da çileden çıkardı. Gelişme 'skandal' manşetiyle 2 Temmuz 1997 tarihli
Sabah Gazetesi'nde veriliyordu. Saygı Öztürk, Genelkurmay'dan servis edilen
belgelerle 'Köstebek Skandalı'nı gün gün haberlerine taşıyordu. Ancak hükümete
karşı, cuntanın benzer faaliyetleri bu tartışmaya söz konu bile
edilmiyordu.
TÜM HUTBELER DİNLENECEKCuntacıların deşifre
edilen belgelerinden birinde, Genelkurmay Başkanlığı'nın 16 Nisan 1997 tarihli,
"Laiklik Aleyhtarı Faaliyetler" konulu yazısıyla camilerdeki hutbelerin takip
edilmesi talimatı veriliyor. Belgede Çetin Doğan'ın imzası bulunuyor.

1 yorum:

aubout vita dedi ki...

Xavi Gerad Jude Am. Aiicco Sigorta plc Temsilcisi. Biz 3% anaSayfa Ödeme oraninda Kredi sunuyoruz.Bu (CEO) e-posta adresine bizimle irtibata ilgilenen
varsa: xavigeradloanfirm@yahoo.com
Eklendi sadece Aiicco Sigorta plc Izin Alir 20 yas üzeri yazidan.
Bireysel Krediler Yatirim.
Isletme Kredileri Yatirim.
Konsolidasyon Kredi.
Insaat Krediler.
Bir'in Daha yaygin Ödeme yasindaki Your Language.
Plani Çirak AYLIK ve yillik Ödemeler arasinda yorumsuz yapin.
Esnek Kredi kosullari.
Yil 5000 8000.000.00 Euro Kadar Kredi yok.
FIRMAMIZ Güvenilir, Verimli, hizli ve yürüt BIR islemdir. Bize bugün.SR GERAD JUDE Yatirim plc: Yanitlar Isim gönderilmesi gerekmektedir, E- posta: xavigeradloanfirm@yahoo.com